Ana Sayfa Fotoğraf Albümü Video Arşivi Görüş - Öneriler İletişim  
 
Hayvan Hakları Çalışma Grubu

KENT KONSEYLERİ VE KENT İÇİN HAYVAN HAKLARI ÇALIŞMA GRUPLARININ ÖNEMİ
İnci Birinci
Etimesgut Belediyesi Kent Konseyi
Hayvan Hakları Çalışma Grubu Başkanı

Kent Konseyleri, kentini seven ve kentli olma bilincine sahip insanları, kenti adına iyi şeyler yapmak üzere bir araya getiren organizasyonlardır. Kentte yaşayan herkesin gerçek bir kentli olduğu, kentini sevdiği ve ona sahip çıkmak için çabaladığı söylenemez ne de olsa… Öyle olsaydı bugün kent sokakları ve caddeleri bambaşka bir görünümde olmaz mıydı? Gerek kent konseyi çalışanları, gerekse konsey çalışma grupları,  kent kavramını oluşturan başlıklar (insanlar, hayvanlar, sağlık, temizlik, eğitim, kültür, sanat…) üzerine çalışmaktalar, çalışıyorlar. Benim bu yazıda üzerinde duracağım konu ise yaşam alanı olarak kenti paylaştığımız evsiz hayvanlar…
İnsanoğlu, ne yazık ki kendini evrenin en zeki canlısı olarak gördüğü için, tüm yaşam haklarını elinde bulundurduğunu sanıyor. Oysa yeryüzünde varlık gösteren hiçbir canlı, diğerinden üstün değil; hepsi birbirini tamamlıyor. Birinin eksikliği mutlaka bir sıkıntıya yol açıyor. En yakınımızdaki örnek, özellikle kırsal ekimde baş gösteren kene ısırığı kaynaklı ölümler… Kuş gribi nedeniyle hunharca canlarına kıyılan tavukların yediği keneler, kendilerini ortadan kaldıran tavuklar olmayınca çoğalmaya başladılar.
Ben bu ilk yazımda özellikle sokakta yaşamak zorunda kalan evsiz hayvanlardan söz etmek istiyorum. Ve sizlerden bir anlığına da olsa kendinizi onların yerine koymanızı rica ediyorum. Karşınızdakinin ne yaşadığını anlamadan onlar adına yargıya varmanın, hüküm vermenin ne denli yanlış olduğunu göstermek için… Bir örnek: Âmâların (görmeyenlerin) dünyalarını anlamak üzere gözleri gören insanlarla bir deney yapılıyor. Görenlerin gözleri bir bezle bağlanıyor ve bu şekilde normal hareketlerini sürdürmeleri isteniyor. 5 dakika içinde düşen mi istersiniz, bunalıp gözbağını canhıraş çıkaran mı? Oysa âmâlar bunu her gün, her an yaşamak zorunda… Gözbağları yok çıkarıp atacakları… O karanlık içinde kendi aydınlık dünyalarını yaratıyorlar.
Şimdi sokakta yaşamak zorunda olan bir köpeği düşünün. Yaz kış başında bir çatısı, altında döşeği yok. Kışın soğukla, açlıkla boğuşmak zorunda… Bizler sıcak yataklarımızda yatarken, onlar dondurucu soğuklarda taş üzerinde yatıyor. Bizler günde en az üç öğün yerken, onlar belki üç günü aç geçiriyor. Yazın, elimizde pet şişe, iki adımda bir kafamıza dikip kana kana su içerken, onlar dilleri bir karış dışarıda bir damla su bulmak için fellik fellik geziniyorlar. Açlık, yazın da başlarında… Bizse, ne suyumuzu, ne yemeğimizi paylaşmak konusunda istekliyiz. Bırakın istekli olmayı, kendi soyumuz dışında hiçbir canlının varlığına katlanamıyoruz. Geçtiğimiz yol üzerinde köpek olmamalı! Yaşadığımız siteye kediler alıştırılmamalı! Sokakta yaşayan hayvanlar beslenmemeli, susuzlukları giderilmemeli ki güçlenmesinler! Kentler bizim ne de olsa! Sokaklar, parklar, caddeler insanlar içindir! Bizim dışımızdaki hiçbir varlık yaşamamalıdır!
Kentli bilincine gerçekten sahip bir insan, işte bunlara izin vermez. Parkta sere serpe yatan bir grup köpeğin rahatını, onlara taş atarak kaçırmaz! Kaçıranı uyarır, yetkili mercilere bildirir. Köpeğimi dolaştırmaya çıkardığımda çocuklar soruyor kimi zaman: “Abla ısırır mı?” “Sen ısırır mısın?” diye soruyorum ben de… İrkiliyor çocuklar; “Biz niye ısıralım ki?” diyorlar şaşkınlıkla… “O niye ısırsın sizi durduk yerde?” deyince, anlatmak istediğimi anlıyorlar.
Bu böyledir. Siz bir canlıya zarar vermedikçe o size zarar vermez. Durduk yerde birine gidip vurursanız, o da kendini avunmak için size vuracaktır. Son zamanlarda bazı sokak köpeklerinin yoldan geçenlere saldırdığı haberlerini alıyoruz. Bir köpek, hiçbir şey yapmayan, yoldan öylesine geçen birine neden saldırır bilir misiniz? Ya da düşündünüz mü hiç? Çünkü ona daha önce taş atan biri vardır; tekmeleyen, tokatlayan… Bunlara maruz kala kala artık kendini ve bölgesini koruma güdüsüyle hareket eder hayvan da… Sanır ki ona uzatılan her el, başını bir taşla yaracaktır. Kendinizi koyun onun yerine lütfen ve samimiyetle düşünün… İnsan olarak ne kadar zalim olduğumuza bir kez daha varacaksınız.
Kent konseylerinin önemi
Kent konseylerinin hayvan çalışma gruplarına bu noktada çok önemli görevler düşüyor. Hayvanlara bakışı, gerek kentli, gerekse belediye çalışanları indinde değiştirmek için çalışmak! Bildiğiniz gibi yıllardır bekleyen Hayvan Hakları Yasası TBMM’den geçti. Artık onların da bizler gibi hakları var. Ancak sıkıntı şurada ki; hayvan sevmeyenler bu yasadan bîhaber ya da yasayı önemsemiyor. Oysa yasa çok açık! Hayvanlar artık yasayla koruma altında…
Elbette yasanın işler hâle gelmesi için daha zamana gereksinim var. Çünkü hayvanları düşman belleyen insanlara önce yasayı anlatmak gerekecek. Sokağında yaşayan köpeği, “Sesi rahatsız ediyor” diye belediyeye şikâyet eden site sakinine, “Burası senin kadar, onun da yaşam alanı” düşüncesini benimsetmek gerekiyor. “Çocuğuna zarar veriyor” diye veryansın edip köpeği yaşadığı yerden kopartan bir kadına “Bu hayvan yerini benimsiyor, bölgesini korumaya çalışıyor, gittiği yerde ne yiyip içtiği sizin için hiç mi önemli değil” noktasında eğitmek gerekiyor. Anne olma hakkının yalnızca insanlara verilmediğini, kedilerin-köpeklerin de anne olup yavrularını korumak için tıpkı insan gibi her şeyi göğüslediğini anlatmak gerekiyor. “İnsan yavrusu değerli, kedi-köpek yavrusu değil, o zaman onları öldürelim” anlayışının ne insanlıkla ne de Müslümanlıkla ilgisi var. Bunu iyi anlatmak gerekiyor. Herkesin vicdanını harekete geçirmek gerekiyor. Susuzluğu kendi bünyemizde hissetmek gerekiyor. Soğuk taşta yatmanın, cehennem sıcağında kavrulmanın ne demek olduğunu bilerek, hissederek onlara yardım etmenin bir insanlık görevi olduğunu anlatmak gerekiyor.
İşte belediye bünyelerindeki kent konseylerinin hayvan hakları çalışma grupları, bu bilinci oluşturmak ve insanların vicdanlarına dokunmalarını sağlamak için varlar… Bunun için çalışıyoruz. Sokakta yaşayan tek bir canlının kılına zarar gelse, biz o zararı, Hayvan Hakları Yasası’nın hayvanlara tanıdığı haklar ve Kent Konseyi’nin bizlere verdiği yetki ile gidermeye, engellemeye çalışıyoruz.
Bugün bir şey yapın lütfen: Bir köpeğin gözlerine bakın. Ama korkmadan… O derinlikte sizden yalnızca tek bir şey istediğini göreceksiniz: Elinizi taşa değil, vicdanınıza götürmeniz! O zaman onu anlamaya başlayacaksınız işte…
İnsan olmanın gereklerini her geçen gün daha fazla yerine getireceğimiz günlere…
Sevgiyle kalın…


You need to upgrade your Flash Player to version 8 or later.
 

Adres :Ahimesut Bulvarı No: 87 Etimesgut Ankara
Tel: + 90. 312 226 53 74     + 90 312 226 58 99   Faks: + 90 312 226 58 32

Basın yayın Müdürlüğü 2009